Hakimiyet Peşinde Olmayan Otorite

“Hayat, Go’nun basitleştirilmiş halidir!”

R.S. Peker’in Vedat Türkali’nin “Bir Gün Tek Başına” adlı kitabını önermesi yetmeyip akabinde Twitter üzerinden Go demesi, Şibumi demesi şaşkınlığımı zirveye taşıdı. Demek ki kırk yıllık dostum Trevanian’ı da biliyormuş. Bilmek ne kelime üstelik kitaplarının hangi sırada okunması gerektiğine dair öneride de bulundu. Türkali önerisini değerlendirmeyi büyüklerime bırakıyorum. Ama Trevanian’ı ve elbette Nicholai Hel’i kimseye kaptırmam!

Öncelikle Trevanian isminin çevresindeki buğuyla başlamalı. Trevanian yazarın takma adıdır. Gerçek adı ve kimliği çok sonraları ortaya çıkmıştır: Rodney W. Whitaker! 1931’de New York’ta doğan Whitaker 2005’de öldü. Bir zamanlar Trevanian isminin “B.Traven”den geldiği yönünde şehir efsanesi vardı. Bir tür kelime oyunu: “Travenvari” anlamında. Peki ortak payda? B.Traven’in de kim olduğu hakkında elde kesin bilgiler yoktur! Öte yandan Whitaker, Trevanian ismi dışında başka isimlerle de kitap yazmıştır. Bilinen bazı örnekler: Nicolas Seare, Benat Le Cagot, Edoard Moran! (Yine de bu konuda F. Pessoa’nın eline su dökemez!)

Şibumi okurları Le Cagot ismini anımsayacaktır. Kitabın baş kahramanı olan Nicholai Hel’in yakın çevresindeki kişilerden birisidir Le Cagot. Yazar Şibumi’yi kitapta adları Kişikava, Otake, De Lhandes ve Le Cagot olarak geçen kahramanların temsil ettiği kişilere ithaf etmiştir.

Her ne kadar Şibumi bir zen deyimi olsa da kitap 1970’lerin dünyasında geçen bir polisiyedir. O nedenle polisiye romanları seviyorsanız Şibumi’yi okumaya heveslenmeyin. Ama Marilyn Monroe’nun favori fotoğraflarının başında onun Joyce okurken çekilmiş pozu varsa Şibumi size keyif verecektir! Şibumi nedir? Kişikava romanda Şibumi’yi şu basit kelimelerle anlatır: “O kadar doğru bir söz ki, cesaretle söylenmesine gerek yok. O kadar dokunaklı bir olay ki, güzel olmasına gerek yok. O kadar gerçek ki, sahici olmasına gerek yok. Şibumi demek, bilgiden çok anlayış demek. İfade dolu bir sessizlik demek. Kendini kanıtlama gereği duymayan bir alçak gönüllük demek.(…) Bir insanın kişiliğindeyse… nasıl söylemeli…Hakimiyet peşinde olmayan otorite mi?”

Nickolai Hel uluslararası alanda faaliyet gösteren bir tetikçidir. Tarafsızdır. Parayı kim öderse onun talebini yerine getirir. Hel bu süreçte bilgiyi kullanmaya çok önem verir. Elindeki bilgiyi kullanarak karşı tarafa istediğini yaptırır. Kimi zaman sonuca ulaşmak için kimi zaman da bir tehdit unsuru olarak.

Hel’in geçmişi karışıktır. Yedi dil bilir. Japon bir general tarafından yetiştirilmiştir. Go oynamayı da Şibumi olgusunu da ondan öğrenmiştir. Savaş sonrası hapiste ziyaret ettiği ustası Go oynarken Hel’den bir şey rica eder. Hel de onu gerçekleştirir. Zaten general Kişikava’nın tabiriyle “Hayat, Go’nun basitleştirilmiş halidir”.

Kitap ABD’de 1979’da, Türkiye’de 1981’de yayınlandı. Türkiye Go’yu o zaman tanıdı. Ancak marketten-kırtasiyeciden bir Go seti almak için Akıl Oyunları filmi gelene dek yirmi yıl beklemek zorunda kaldı. Şibumi kitabında Şişko adlı bir teknoloji vardır. Trevanian “şişko”yu şöyle tanımlar: “Şişko’ya veri programlamak, bir yığın teknisyen ve mekanik uzmanının soluk almadan yaptığı bir işti. Ama ondan bilgi almak ancak bir sanatçının harcıydı”. Şişko bugün internettir!

Herkese Bilim Teknoloji Dergisi; “Dijital Kültür” Köşesi (Sayı 275 01.07.2021)