Devletin Şirketleşmesi

Musk’ın D.O.G.E. şakası gerçek mi oluyor?

ABD’deki başkanlık seçimleriyle teknolojileri irtibatlandırmak söz konusu olsa ortaya nasıl bir tablo çıkardı? Öncelikle Biden teknolojiden ziyade pandemi ile ilişkilendirilebilir. Biraz da pandeminin yarattığı olumsuzluklar dalgası üstünde yükselerek kazanmıştı. Trump-1? Yani Trump’ın 2016-2020 arası başkanlık dönemi? Sosyal medya? Olabilir ama yeterli değil. Nedeni açık. Cambridge Analytica-Facebook skandalı sosyal medyanın doğrudan ya da dolaylı olarak sürece dahil olmasına neden oldu. Ancak burada temel etken dezenformasyon idi. Sosyal medya ile dezenformasyon bir araya geldiğinde ise yepyeni bir kavram ortaya çıktı: Post-truth! Yani gerçek-ötesi ya da doğru-ötesi. Trump-1 dönemini post-truth ile ilişkilendirmek daha doğru olacaktır. Zaten dönem post-truth bir tablo ile açıldı (Trump’ın yemin töreninde meydanda kaç kişi vardı?) post-truth bir tablo ile kapandı (6 Ocak 2021’deki meclisin işgali)!

Trump-1’den önceki Obama dönemi, daha naif bir sosyal medya olgusu ile açıklanabilir. Özellikle de Obama-1 dönemi. Obama elinde Blackberry telefon, seçmenlerle dolaysız etkileşim kurmuş ve sosyal medya siyaset arenasında ilk kez böyle bir olumlu özellik ile gündeme gelmişti.

Son ABD seçimlerinde sosyal medya koltuğunu yine kaptırmadı gibi görünüyor. Oysa iki senedir dünyayı kasıp kavuran yapay zeka dalgasının seçimlerde daha aktif olarak kendini göstermesi beklenirdi. Elon Musk buna izin vermedi denilebilir. Gözünü karartıp kırk küsur milyar dolara Twitter’ı satın aldı. Adını X yaptı. Ve görülen o ki beklemeye başladı.

Seçim gününe doğru yaklaşırken de düğmeye bastı. Yapılan bir araştırmaya göre Trump’ın suikasta uğraması ve ardından Musk’ın desteğinin daha aleni hale gelmesiyle eşzamanlı olarak X olmuş Twitter’ın takip edilen kullanıcıları ve mesajları daha üst sıralarda çıkarmayla ilgili algoritmalarında değişiklik yapılmışa benziyor. Musk’ın paylaşımlarının aldığı etkileşim tepkilerinden böyle bir sonuç çıkarılıyor.

Böylece Musk’ı takip edenler onun paylaşımlarını takip ettikleri diğer hesapların paylaşımlarına göre daha önce (üst sırada) görmeye başladı. Daha çok kişi bu paylaşımları okudu. Onlardan etkilendi. Onları yeniden gönderdi. Bunlar kulağa sıradan gelen ama dramatik sonuçlar doğurmaya gebe olgular. Nitekim bu araştırmaların sonuçlarının işaret ettiği şey doğruysa Musk kırk küsur milyar doları çöpe atmamış. Sesini daha çok seçmene aktif olarak duyurmayı, onları Trump lehine oy kullanmaya ikna etmeyi başarmış.

İşin maddi tarafına gelince. Seçimlerden sonraki bir hafta içinde Musk’ın kişisel servetinin yetmiş milyar dolar düzeyinde artmış olduğu açıklandı. X olmuş Twitter projesi ilk önemli misyonunu tamamlamış oldu.

Musk’ın ABD yönetiminde de yer alacağı iddia ediliyor. Birkaç ay önce sosyal medya şakası (“meme”) gibi bizzat Musk’ın lanse ettiği kamuda verimliliği artırmaya yönelik birim (DOGE) görünen o ki gerçekten de kurulacak. Musk da buna eş-başkanlık edece. ABD federal kamu harcamalarını iki trilyon dolar (toplam bütçenin neredeyse üçte biri) indirme gibi iddialı bir hedefi var bu yeni kurumun ve Elon Musk’ın!

Ulus-devlet modelini tesis eden kapitalist sanayi toplumu dördüncü evresinde devleti ele geçirmeye mi çalışıyor? Kötü olan verimsiz kamu yönetimi mi vahşi kapitalist özel sektör mü? Umulur ki bu sorunun cevabını bulmak dünyaya pahalıya patlamaz!

Herkese Bilim Teknoloji Dergisi; “Dijital Kültür” Köşesi (Sayı 448 21.11.2024)

Popüler Etiketler