Yapay Dönüşüm

Dijitalden yapaya, dönüşümün yeni çağına hoş geldiniz!

Son kırk yılda teknoloji dünyasında çalışan herkes (Linkedin’deki kariyer özetine ne yazarsa yazsın) aslında tek bir büyük hikâyenin parçasıydı: Dijital dönüşüm. Kişisel bilgisayarların yaygınlaşmasıyla başlayan bu serüven; yerel ağlarla, istemci-sunucu mimarileriyle ve internetin doğuşuyla birlikte adım adım şekillendi. Her bir aşama, insan hayatına biraz daha dijital kattı.

Bu süreçte önce bilgi dijitalleşti. Fiziksel ortamdaki veri dijitale aktarıldı; veri tabanları kuruldu. Ardından iş süreçleri (çok da değiştirilmeden) bilgisayara taşındı. Sonraki aşamada iş süreçleri yeniden tasarlandı ve dijitalin sunduğu imkânlarla optimize edildi. Zamanla, fiziksel dünyada mümkün olmayan kimi hizmetler bile dijital imkanlar sayesinde sunulmaya başladı. Derken sıra geldi paraya ve iş gücüne: Blokzinciri mimarisi üzerinde çalışan kripto paralar finansı, robotlar ve yapay zekâ ise insan emeğini-işgücünü dijitalleştiriyor…

Bunca yılda hâlâ tamamlanamamış bir dijital dönüşüm süreci. Bu bir başarısızlık mı? Hiç de değil! İnsanlık, tarımdan sanayiye geçmek için yüzyıllar harcadı. Bugün hâlâ traktörle tanışmamış köyler var. Aynı şekilde, dijital dönüşüme direnen bazı kurumlar da – küçük ya da devasa olmalarının getirdiği avantajlarla – varlıklarını sürdürebiliyor. Yaşamakta oldukları dijital paradigma felcine rağmen!

Ancak artık yeni bir çağ başlıyor: Yapay Dönüşüm Çağı! Nedir? Bunun basit ama etkileyici bir cevabı var: İş süreçlerini yapay zekâya göre yeniden şekillendirmek! Dijital dönüşümünü büyük ölçüde tamamlayanlar bu yeni evreye çoktan adım attı bile. Bunu, şirketlerin medyada yaptıkları pazarlama ve iletişim kampanyalarında da görmek mümkün. Dijital alanda faaliyet gösteren her kurum, er ya da geç yapay zekâyla iç içe hale gelecek.

Yapay dönüşüm şu an iki koldan ilerliyor: Birincisi ürün ve hizmetlerin yapay zekâ ile zenginleştirilmesi. Yani kullanıcıya doğrudan dokunan kısımlar artık daha “akıllı”. İkincisi ise bu dönüşüm için gerekli yazılım altyapısının yine yapay zekâ desteğiyle dönüştürülmesi.  İşte bu, önceki dijital dönüşüm sürecinden en büyük farkı.

Eskiden bir işi dijitalleştirmek için iş analistleri süreçleri tarif eder, yazılımcılar da bu tarifleri koda dökerdi. Şimdi ise, bu tarifleri alan yapay zekâlar doğrudan kod üretiyor. İnsan tamamen sürecin dışına çıkmış değil elbette. Ama rolü değişiyor. Artık insanlar “ne yapılacağını” tarif ederken, “nasıl yapılacağını” yapay zekâ hallediyor.

Tıpkı modern otomobillerde olduğu gibi. Önceden usta bir şoför, araç bozulduğunda kaputu açıp sorunu anlayabilirdi. Şimdi ise çoğu zaman kaputun altı bir kara kutu. Aynı durum yazılım dünyasında da yaşanıyor: Yapay zekâ tarafından yazılan kodlar, yakın gelecekte insanlar için de birer kara kutu olacak.

Yapay dönüşüm çağı, yalnızca teknolojiyi değil; insanın düşünme biçimini, iş yapma tarzını da değiştiriyor. Hatta meslek tanımlarını bile! Yapay doktor ile onu eğiten insan. Yapay yazılımcı ile onu eğiten insan vd. Dönüşüm bu kez çok daha hızlı, çok daha derin ve geri dönülmez bir şekilde ilerliyor. Bu dönüşümde sadece teknolojiyi değil, insanı da anlamak şart. Çünkü bu hikâyenin kahramanı ne algoritmalar ne de makineler; hala insan. Şimdilik!

Herkese Bilim Teknoloji Dergisi; “Dijital Kültür” Köşesi (Sayı 470 02.05.2025)

Popüler Etiketler