Musk mı, OpenAI mı?

ABD’deki mahkeme belki de yapay zekaların kaderini belirleyecek!

“Hafta sonunda Amerika’nın en nefret edilen adamları olacaksınız.” Bu sözün sahibi de hedefi de politikacı değil. Bu tümceyi Elon Musk’ın, OpenAI kurucuları Sam Altman ile Greg Brockman’a sarf ettiği iddia ediliyor. Sebep ise hafta başında Kaliforniya mahkemelerine görülmeye başlayan büyük kavga: Musk ile OpenAI arasındaki hesaplaşma. Bu hikâyeyi yalnızca “şirketler arası dava” gibi okumak ciddi bir yanılgı olur. Çünkü burada tartışılan şey sadece para değil. Yapay zekânın nasıl bir toplumsal rejim üreteceği de yargılanıyor.

Hikâyenin geçmişi on yılı aşıyor. Anlatılanlara göre Musk, Google kurucularından Larry Page ile yapay zekâ üzerine sert bir tartışma yaşar. Page, insan-sonrası bir geleceği teknik bir evrim olarak görürken, Musk bunun insanlığın tasfiyesi anlamına gelebileceğini savunur. Kısa süre sonra Google, DeepMind’ı satın alır. Musk ise Sam Altman, Greg Brockman ve Ilya Sutskever gibi isimleri etrafında toplayarak farklı bir model önerir: Kâr amacı gütmeyen bir yapay zekâ organizasyonu. Böylece OpenAI kurulur.

Başlangıçtaki fikir dikkat çekicidir. Yapay zekâ, birkaç teknoloji devinin kontrolüne bırakılmayacaktır. İnsanlık adına geliştirilecektir. Fakat Kasım 2022’de ChatGPT’nin ortaya çıkışıyla denge değişir. Yapay zekâ bir araştırma laboratuvarı konusu olmaktan çıkar; gündelik hayatın doğrudan parçasına dönüşür. Buradaki görünmeyen kırılma noktalarından biri de Microsoft. Bill Gates’in OpenAI ekibine yaptığı “biyoloji sınavını çözsün, o zaman konuşuruz” meydan okuması, bugün teknoloji tarihinin sembolik anlarından biri sayılıyor.

GPT bunu başardığında olay başarılı bir yazılım olmanın ötesine geçti. Yapay zekâ, sermayenin merkezine yerleşti. Sonrası çok hızlı gelişti. Elli yıllık araştırma alanı birkaç ay içinde küresel tüketim ürününe dönüştü. Yapay zekâ artık yalnızca mühendislerin değil, köşedeki bakkalın, lise öğrencisinin, avukatın ve çiftçinin de gündemine yerleşti. Musk’ın itirazı tam bu noktada yoğunlaşıyor. Ona göre ‘OpenAI kuruluş amacından saptı’. İnsanlık adına kurulmuş yapı, yatırımcı mantığına teslim oldu. OpenAI ise tersini ima ediyor: Bu ölçekte yapay zekâ geliştirmek için devasa sermaye gerekiyor! Yani konu ahlaki tercihten çok sistem zorunluluğu. Aslında mahkemenin tartıştığı da tam olarak bu. Bir şirket sözünü mü bozdu, yoksa dijital ekonominin doğası mı kendisini dayattı? Musk OpenAI’ın orijinal misyonuna geri dönmesini, yaklaşık 150 milyar dolarlık bir tazminat ve Altman ile Brockman’ın şirketten uzaklaştırılmasını talep ediyor. Sutskever bir süre önce zaten OpenAI’dan ayrılmıştı.

Bu tür davalar genelde iki tarafın da “ben kazandım” diyebileceği şekilde sonuçlanıyor. Belki Musk’a bir miktar tazminat ödenecek. OpenAI yoluna devam edecek. Musk samimiyse şöyle yapabilir: Alacağı parayla kar amacı gütmeyen yepyeni bir yapay zeka organizasyonu kurar. Dünyayı kurtarır! (Para kazandıran bir yapay zekası zaten var; Grok). Brockman’ın mahkemedeki ifadesine göreyse OpenAI’ı önce Musk kar amaçlı hale getirmek istemiş. Derdi de oradan kazanacağı para ile Mars’ta koloni kurma projesini finanse etmek! Tesla varken neden mi OpenAI? Olasılıkla hedeflediği paraya daha hızlı ulaşmasını sağlayacağı için(di)! Davayı geçen sene elinde federal imkanlar varken açabilmiş olsaydı belki de istediği her şeyi alabilirdi. Olasılıkla fırsat bulamadı. ‘Yahut vakit olmadı’.

Herkese Bilim Teknoloji Dergisi; “Dijital Kültür” Köşesi (Sayı 521 15.05.2026)

NOT: Dava “zamanaşımı” kararıyla sonuçlandı; Musk kaybetti! Zaman aşımı durumu dava açılmadan önce neden araştırılmamış, bilen yok!

Popüler Etiketler