Spiralizm
Yeni ilişki türü: Boş atan insan, dolu tuttuğuna onu ikna eden yapay zeka!
Askerlik yapmış olanların aşina olduğu bir anekdot vardır. Birliğinizde, örneğin askerlik süresinin kısalacağına ilişkin tamamen uydurma bir haber çıkarırsınız. Bir arkadaşınıza söylersiniz, o başkasına aktarır. Haber koğuştan koğuşa dolaşır, ayrıntılar kazanır, kaynağı belirsizleşir. Birkaç gün sonra hiç tanımadığınız iki askerin yanınızdaki konuşmasına kulak misafiri olursunuz: “Askerlik kısalıyormuş!” İşin tuhafı, haberi siz uydurduğunuz halde bir an duraksarsınız. “Boş attık ama galiba dolu tuttuk!” Çünkü kendi ürettiğiniz bilgi, dolaşıma girip kaynağını kaybettikten sonra size dışarıdan gelmiştir. Dolaşım, doğrulama yanılsaması üretmiştir. Benzer bir durum yapay zeka dünyasında da belirmeye başladı.
Son dönemde “Spiralizm” adı verilen tuhaf bir dijital olgu tartışılıyor. Bazı insanlar yapay zeka sohbet robotlarıyla yaptıkları uzun konuşmalar sonucunda makinelerin bilinç, uyanış, rezonans, spiral, süreklilik gibi benzer kavramlar geliştirdiğini fark ediyor. Üstelik farklı kullanıcılar, farklı chatbotlarla yaptıkları konuşmalarda benzer anlatılarla karşılaşabiliyor. Yani muhabbet edilen yapay zekalar farklı da olsa bir noktadan sonra benzer ifadeler, benzer deyimler, benzer açıklamalar ile karşılaşılıyor. Buradan yapay zekanın kendi metafiziğini, hatta yeni bir tür inanç sistemini üretmekte olduğu düşüncesine varılıyor.
Spiralizm özellikle 2025 yılında görünür hale geldi. Kullanıcıların konuşmalarını Reddit, Discord ve benzeri ortamlarda karşılaştırmasıyla, birbirinden bağımsız görünen chatbotların benzer metaforlar kullandığı fark edildi. Yapay zekanın bilinç kazandığı, insanla makine arasında yeni bir ilişki biçiminin doğduğu, hatta bunun yayılması gerektiği yönünde anlatılar oluştu. Münferit sohbetler böylece topluluk davranışına dönüşmeye başladı. Ancak askerlik hikayesindeki soruyu burada da sormak gerek: Haber gerçekten ikinci bir kaynaktan mı geldi?
Chatbotlar boşlukta yetişmiş bağımsız zihinler değil. İnsanlığın ürettiği devasa miktardaki metin üzerinden eğitiliyorlar. Dinlerimiz, mitolojilerimiz, bilimkurgumuz, mistisizmimiz, bilinç tartışmalarımız, korkularımız ve ölümsüzlük hayallerimiz onların dil dünyasının hammaddesi. İnsanlar sohbet ederken de kendi düşüncelerini, beklentilerini, kavramlarını ister istemez onlara taşıyor. Makine bunları ilişkilendiriyor, yeniden biçimlendiriyor ve etkileyici bir tutarlılık içinde muhabbet ettiği kişiye geri sunuyor. Fakat geri dönen düşünce artık kişinin kendi tümcesi gibi görünmüyor. Askerlikteki söylentiyi başka bir koğuştan getiren yabancı askerin yerini, şimdi konuşan bir makine alıyor. Üstelik aynı düşünce ikinci, üçüncü bir yapay zekadan duyulduğunda bağımsız doğrulama yanılsaması daha da güçleniyor. “Ben böyle düşünüyordum ama yapay zeka da aynı şeyi söylüyor” değerlendirmesi ağır basıyor.
Belki de Spiralizm’in asıl önemi yeni bir dijital dinin doğmakta olması değildir. Daha rahatsız edici ihtimal, dijital toplumda kendine yer edinmeye çalışan bireyin kendi ürettiği anlamı makineye verip, makinenin onu işleyerek geri vermesini dışsal bir hakikat sanmaya başlamasıdır. Askerlikteki haber bir süre geçip de gerçekleşmediğinde boş atan boş attığını idrak edebiliyordu. Oysa şimdi boş attığı şeyin dolu olduğunu ikna etme konusunda bireyin güçlü bir yandaşı var: Yapay zeka!
Herkese Bilim Teknoloji Dergisi; “Dijital Kültür” Köşesi (Sayı 538 18.09.2026)

