Yapay Zeka ve Global Savaş
Yapay zeka balonunu global bir savaş mı patlatacak?
1990’ların ikinci yarısındaki dot.com balonu internetin geleceğine ilişkin beklentilerin ekonomik gerçekliğin önüne geçmesiyle şişti. Balon, Nasdaq’ın Mart 2000’de zirveye ulaşmasının ardından sönmeye başlamıştı. İğneyi batıran şey ise dolaylı yoldan da olsa 11 Eylül 2001 saldırıları oldu. Çünkü 11 Eylül saldırıları devletlerin ve sermayenin stratejik yatırım önceliklerini değiştirdi. Güvenlik, yeni dönemin temel sorunlarından (dolayısıyla da fırsatlarından) biri haline geldi.
Bugün benzer soruyu yapay zeka için sormak mümkün. Kasım 2022’de ChatGPT’nin kullanıma açılmasıyla başlayan süreçte yapay zeka yatırımları dot.com döneminden çok daha büyük bir ivme kazandı. The Economist dergisinin bir incelemesine göre 1995-2000 yılları arasında internet teknolojilerine yapılan yatırım iki misli artmışken, 2022-2026 arasında yapay zekaya yapılan yatırım beş misli artmış durumda. Üstelik internet esas olarak yeni bir ekonomik faaliyet alanı açarken yapay zeka, insanın bilişsel faaliyetlerinin bir bölümünü makineye devretme iddiasında. O halde böyle bir yatırım dalgasını ne durdurabilir? Buradaki anahtar kavram yine dışsal bir şok olabilir: Sistemin kendi dinamiklerinden değil, dışarıdan gelecek ve hesapları değiştirecek büyük bir olay!
Avrupa Birliği bunun düşük yoğunluklu bir örneğini şimdiden yaşıyor. ABD’nin NATO çerçevesindeki baskısıyla Avrupa ülkeleri savunmaya daha fazla kaynak ayırmak zorunda kalıyor. Savunmaya ayrılan her avronun yapay zekadan eksildiğini söylemek elbette yanlış olur. Savunmanın kendisi de yapay zeka kullanıyor. Ancak kaynaklar sınırsız olsaydı bu bir sorun teşkil etmezdi; sınırlı ve bu da kaynak tahsisini kaçınılmaz olarak bir tercih meselesine dönüştürüyor. Avrupa’nın ABD ve Çin’le yapay zeka yarışındaki yatırım kapasitesi de bundan bağımsız değil. Peki global bir savaş bu tabloyu nasıl değiştirebilir?
İlk akla gelen, yapay zeka yatırımlarının daha da artacağıdır. İstihbarat, siber güvenlik, otonom sistemler, lojistik ve silah teknolojileri yapay zekaya ihtiyaç duyacaktır. Bu, belli bir savaş ölçeğine kadar doğru olabilir – günümüzde yaşananlar da bundan ibaret. Ancak bir eşik aşıldığında ihtiyaçlar hiyerarşisi değişir. Milyonlarca insanın barındırılması, beslenmesi ve tedavi edilmesi gerekiyorsa; yıkılmış konutlar, hastaneler, enerji şebekeleri, yollar ve köprüler yeniden yapılacaksa, yapay zeka stratejik önemini kaybetmese bile yatırım önceliğini kaybedebilir. Köprünün trafiğini yapay zekayla yönetmeden önce köprüyü yeniden yapmak gerekir.
Buradaki ayrım önemli: Bir teknolojiye ihtiyaç duymakla, ona yatırım yapmayı öncelikli görmek aynı şey değil. Dot.com döneminde büyük bir güvenlik şoku stratejik yatırımların yönünü değiştirebildi. Yapay zeka ise bugün ekonomiden savunmaya kadar çok daha fazla alanın içine gömülmüş durumda. Bu nedenle onu yatırım gündeminin merkezinden çıkaracak dışsal şokun da çok daha büyük olması gerekebilir. Belki de yapay zeka balonunu patlatacak olay, insan seviyesi ya da daha ötesi düzeylere ulaşmada göstereceği başarısızlık olmayacaktır. Dışarıdan gelecek ve tüm dünyanın acil olarak çözmek zorunda kalacağı daha varoluşsal bir sorun yapay balonun patlamasına neden olabilir.
Herkese Bilim Teknoloji Dergisi; “Dijital Kültür” Köşesi (Sayı 537 11.09.2026)

