Özgür Zeka

Ülkeyi bir makine mi, kanlı-canlı bir insan mı yönetsin?

İfade Bill Gates’e ait. Belki de yapay genel zeka (AGI) ve ötesine işaret ediyor “Özgür Zeka” ifadesini kullanırken. Bir anlamda bazı bilim insanlarının “zekanın doğalı yapayı olmaz” eleştirisini de rafine etmiş oluyor. Zekanın özgürleşmesi ne demek?

Akla “önyargı” (bias) olgusu(ndan kurtulmak) geliyor. Önyargının masum yüzünü ise toplumsal mutabakatla temin edilmiş “sınırlar” oluşturuyor. Klasik örnektir. Kağıt ataç üreten bir şirketin genel müdürlüğüne bir yapay zekanın getirildiğini ve ona tek masum bir hedef verildiğini düşünün: Üretimi artır! Bu zekaya makul bir önyargı-sınır konmadığı taktirde tüm dünyanın kaynaklarını ataç üretiminde kullanmaya kalkacaktır. Tüm dünyanın!

Özgürleştirilmiş bir zeka benzer türden dehşet verici eylemler yapmaya kalkabilir. Hiçbir önyargısı, sınırı, kırmızı çizgisi olmazsa. Karı ya da üretimi artır demek yerine karı beş misline çıkar ya da üretimi üç misli artır şeklindeki elle tutulur hedefler bu tür yıkımların yaşanmasını engelleyebilecektir.

Her önyargı ya da sınırın doğal ya da nesnel olduğunu iddia etmek de doğru olmayacaktır. Yine klasik bir örnektir. Yüz tanımak için geliştirilen bir yapay zeka algoritması sadece beyaz tenli erkek insan resimleri kullanılarak eğitilmişse, örneğin hispanik bir kadın resmi gösterildiğinde onun bir insan olmadığına hükmedebilir! Özgür zeka, bir açıdan bakıldığında, insana ait nesnel olmayan bu tür kırmızı çizgileri veri kümelerine dahil ederek yanlış ya da güdümlü zeka modelleri üretme sorunsalından kurtulmak anlamına gelebilir.

Fiziksel vücudun da resme dahil edildiği yapay zeka örnekleri (robotik) üretim süreçlerinde kullanılırken, salt yazılımdan oluşan yapay zeka çok daha geniş bir alanda hizmet sunabiliyor. Bu aynı zamanda yapay zekanın önce kimi ebeleyeceğini tahmin etmek açısından da önemli. Mavi yakalı işçiler mi beyaz yakalı ofis çalışanları (özellikle de orta kademe ve üst düzey yöneticiler) mi? İlk grup sürümden tasarruf sağlayacakken (daha çok insan işsiz kalacak), ikinci grup cirosal anlamda çok daha büyük bir tasarrufun habercisi olabilir (bir genel müdürün maaşı kaç işçi maaşı eder?).

Özgür zeka fikri bir yanda her iki cephede de büyük zaiyatlar verme potansiyeline sahipken diğer yanda yepyeni bir özgürlük olgusunun da habercisi olabilir. Özgür zekaya sahip “şey”in, yasalar huzurunda özgür bir “varlık” olarak kabul edilmesi gerekebilir. Yani kurumlar, özgür bir insanı değil de özgür bir robot ya da yazılımı işçi ya da genel müdür olarak işe almak zorunda kaldığında maaşı robota ya da yazılıma ödemek zorunda kalabilir. Robotlara dijital sağlık sigortası yapmaları gerekebilir (periyodik bakım). Bu robot ya da yazılım da günü geldiğinde vergisini ödemek zorunda kalacaktır. Yazılım tartışılabilir belki de robotun seçme ve seçilme hakkına sahip olması da gündeme gelebilir.

Robotların seçilme hakkı ister istemez siyaseti de dönüştürecektir. Günümüzde halen ideolojik ya da benzeri kutuplaşmalar tüm dünyada politik arenayı şekillendirirken gelecekte bu kutuplaşma belki de insan-makine gerilimine evrilebilir. Ülkeyi bir robot mu yönetsin yoksa kanlı-canlı bir insan mı? Belki de İskandinav ülkeleri robottan yana cevap verecek ilk ülkeler olacak!

Herkese Bilim Teknoloji Dergisi; “Dijital Kültür” Köşesi (Sayı 468 18.04.2025)

Popüler Etiketler