Kırmızıda Geçmek

Yapay zeka metaforları mı anlasın, insan sembollere saygı duymaya devam mı etsin?

Bir arkadaşım sordu: Yapay zekalar sembollerle düşünebilir-etkileşim kurabilir mi? Derin bir mevzu. Bir an için yapay zeka “düşünebiliyor mu ki?” sorusuna takılmadan, yaptığı şeyin “düşünmek” olduğu kabul edilirse… Literal yerine sembolik iletişim kurabilip kuramadığı irdelenebilir. Tabii ilk yapılacak şey “içeriden bilgi almak”: Bir yapay zekaya bunu sormak.

Neyse ki yapay zeka dürüst! İçi-dışı bir! En azında suya sabuna dokunmayan etkileşimlerde. Bu soruya da samimi bir cevap verdi. Kendisine sorulan şeyin metaforik bir anlatım içerdiğini tespit edebileceğini, ona göre cevap verebileceğini ancak bunun ne tür bir duygu bağlamına karşılık gelebileceği konusunda deneyim sahibi olmadığı-olamayacağı için bir yorum yapamayacağını açıkladı: “Evet, yapay zeka sembollerle çalışabilir, metaforik anlamları çözümleyip iletişim kurabilir. Ancak bunu insana özgü “yaşantısal derinlik” ve “duygusal boyut”la değil, istatistiksel/bağlamsal eşleştirme düzeyinde yapar.”

Yapay zeka zaten her türlü etkileşimi “istatistiksel/bağlamsal eşleştirme düzeyinde” yapıyor. Sadece sembolik ya da metaforik içerik söz konusu olduğunda seçtiği bir yol değil ki bu! Yapay zekanın çalışma modeli anlatıldığında şaşkına dönen insan elinin altındaki bilgisayar ya da cep telefonuyla da yıllardır benzer şekilde etkileşim içinde olduğunu unutuyor! Akıllı telefonda yer alan bir uygulamayı (app) tıklayarak açtığında, karşısına gelen ekranda diyelim ki eposta adresini ve şifresini girerek bir şeylere ulaştığında, arka planda olup biten tam olarak nedir?

Ekranda o uygulamayı temsil eden şey (ikon) görsel bir sembol. O sembole “tıklandığında”, dokunmatik duyarlılığa sahip ekran x-y koordinat sistemine göre ekranın hangi noktasının teması algıladığını tespit ediyor. O noktada yer alan görsel sembolün neyi tetikleyeceği ise belli. O ikon oraya “yerleştirilirken” ona atanmış. Birisi bu koordinattaki noktaya dokunursa, şu bilgisayar programı çalıştırılacak.

Eğer o programın girişinde iki bilgi parçacığının girilmesi emredilmişse (kodlanmışsa) ki bu örnekte kullanıcı eposta adresi ve şifresinin girilmesi söz konusu, ekranın öngörülen x-y koordinatlarına bir şeylerin tuşlanması beklenir… Hikaye böyle devam eder!

Aslında her adım sembolik. O cep telefonu (ya da bilgisayar) ne eposta adresinin ne demek olduğunu “biliyor” ne de şifre denilen şeyin. Onlar insanların harf, sayı, noktalama işareti diye isimlendirdiği bir grup “sembol”. Cihaz için ise elektronik devre üzerinde gezen bir grup elektrik akımı. Kimi zaman var kimi zaman yok. “Bilgisayarlar 1-0 mantığına göre çalışır” denildiğinde bile sembolik bir anlatım söz konusu. Bilgisayar 1 ya da 0 sıfır nedir, onu bile “bilmez”. Onun için elektrik akımının geçiyor olduğu (bir) ya da geçmiyor olduğu (sıfır) söz konusudur!

Peki bu sembolik dil konusu sadece elektronik cihazlar için mi geçerli? Hayır! Modern yaşamın pek çok alanında (fiziksel ya da dijital) sembolik bir etkileşim var! Trafik ışıkları da birer sembol para diye bilinen kağıt parçacıkları (banknot) da! Post-truth (gerçek-ötesi, doğru-ötesi) çağında ise sembollere yüklenen toplumsal mutabakatın oluşturduğu düzen yok olma riskiyle karşı karşıya! Canım kırmızıda geçmek istedi, sana ne! (E, öldüm ben!)

Herkese Bilim Teknoloji Dergisi; “Dijital Kültür” Köşesi (Sayı 492 10.10.2025)

Popüler Etiketler